Ömer Özdamar

Ömer Özdamar

SOKAK GAZETECİSİ
[email protected]

YAŞAMA DAİR BİR AFORİZMA

16 Haziran 2021 - 14:01

Şimdi sana soruyorum: ‘’yaşıyor musun?’’
Evet.

Nereden biliyorsun?
Ne bileyim işte, bilincim yerinde, soluk alıp veriyorum, ayaktayım..

Bu mu senin yaşamdan anladığın?
Ya işte yemek yiyorum, su içiyorum, çalışıyorum, para kazanıyorum, daha başka ne olsun?

Peki, soyut bir şeyler yok mu?
Ha anladım, sevme, sevilme, gülme, ağlama gibi..

Başka, başka?
Valla işte itikat, ibadet, güven, ihanet, yalan, dürüstlük falan filan..

Yaşamdan ne bekledin, ne buldun?
Valla beklenti çok sonraları oluşuyor.. İşte doğuyorum, ağlıyorum, besleniyorum, altım temizleniyor, uyuyorum, ne zamana kadar? İşte ilk adımımı atıyorum, yürümeye ve koşmaya başlıyorum..

Beklentin ne zaman başladı?
Aile içinden çıkıp sokağa taşınca..

Nasıl yani?
Valla oynamaya çıkarsın sokağa ya..

Ne oldu o sokakta?
Takriben 5-6 yaşlarındayım.. ilk farkı, fark etmem başladı.. 

Ne farkı?
Yani dış görünüş ya da giyiniş farkı.. Ayakkabımdan tut, çorabıma, hatta saçlarıma kadar..

Sonra ne oldu?
Kazanma, kaybetme, üzüntü, hırs, aldatma, hile, üstünlük kurma gibi kavramları öğreniyorsun..

Nasıl?
Misket ya da bilye oynarsın, zayıfsan güçlü olan elindeki tüm bilyeleri alır yani üter..

Neden ki veya neden öyle olsun? Hani iyi nişan alırsan ve mesafeyi iyi ayarlarsan kazanırsın..
Nah kazanırsın, eğer zayıfsan tüm kural ve kaideye uysan bile kuvvetli olan başına dikelir, bilyelerin kuzu kuzu alır, gider..

Güldürme beni yahu.. Kuzu nerden çıktı?
Ehee kuzuların sessizliği boşuna denmemiş.. Çakalların karşısında kuzular sessizliğe bürünmesin de ne yapsın arkadaş?

Her şey sokakta mı öğrenilir?
Bana göre 18 yaşına kadar seni yaşama hazırlayan gerçek bir okuldur sokak..

Ama şimdi büyük metropollerde, şehirlerde öyle oyun sokağı falan kaldı mı?
Kalmadı, nüfusun yüzde 80’ni şehirlerde yaşadığına göre gerçek yaşamı asla öğrenemeyecekler..

İyi de ne öğrenecekler?
Sanal yaşamı..

Yani..
Yanisi şudur: Sahte, fason yaşam modellerini öğrenecekler..

Sonra ne oluyor?
Tam bir hayal kırıklığı, ondan sonra bunalım falan..
 
Yaşamdan ne beklediğini 18 yaşına gelince mi somut olarak ortaya koyuyorsun?
Aynen, denge, kontrol, başını eğme, diklenme, haksızlık gibi tüm karın ağrıları doğumdan 18 yaşına kadar sürer..

İlköğretim, ortaöğretim, lise, üniversite okul süreci ne yapıyor ya da nasıl etkiliyor?
Bence üniversite artık yaşam beklentisinin oluştuğu dönemdir. O dönemi saymayalım. Her şey ilk, orta, lise eğitim-öğretiminde şekillenir, yaşama karşı beklentilerin ete kemiğe bürünür artık.. işte ben şu olacağım, ben şu işi yapacağım, ben şu parayı kazanacağım, ben yuva kuracağım’’ düşünceleri eğreti de olsa dimağın bir köşesine düşer..

NOT: ‘PLÜTON BİZE NEDEN KÜSTÜ?’ isimli kitabımın ilk sayfalarından ALINTIDIR. Hoşunuza giderse zaman-zaman paylaşabilirim..

AFORİZMA: özlü, çarpıcı, aykırı söz..

Bu haftalık bu kadar olup haftaya görüşmek üzere sağlıklı ve sevgiyle kalın..

Sokak Gazetecisi

FACEBOOK YORUMLAR