İdeolojik oy kavramı, oy kullanan kişinin kendi siyasi pozisyonuna uygun parti yönünde oy kullanmasına işaret etmektedir.

Taktiksel veya stratejik oy ise seçmenin kendi siyasal pozisyonuna yakın olmasa dahi gelecekte topluma faydası olacağını umduğu aday yönünde kullanılan oy için kullanılır. Yani gidişat oyları.

Bu bağlamda seçmenleri oy verme biçimlerine göre iki gruba ayırabiliyoruz:

1) İdeolojik olarak oy veren seçmenler,

2) Belediye başkanının veya adayın kişiliğine göre (taktiksel olarak) gidişata oy veren seçmenler.

İDEOLOJİK SEÇMENLER

Seçimlerde, insanların ideolojik bir tercih yapması eşyanın tabiatına uygun olan bir durumdur. Öyle olduğu için de seçmenlerin bazı kısmı sağcıysa sağ bir partiye, milliyetçiyse milliyetçi bir partiye, solcuysa sol bir partiye oy veriyor.

Seçim dönemindeki kampanyalar ya da vaatler bu seçmenler için çok bir anlam ifade etmiyor.

Yani vereceği oy belli...
Aday önemli değil !

Ancak bazıları aday olmuş veya seçilmiş.

İdeolojinin (İ)'sinden haberi bile yok!!!

Mesela,

Atatürk'ün ilkelerini anlat desen anlatamaz.

Veya,

Dokuz Işık doktrinini anlat desen anlatamaz...

Olmaması gerekir ama oluyor işte!!!

Bunun yanında,

Atatürk ilke ve inkilaplarına sahip veya Milli şuura sahip, liyakatli, gerçek idealist kişiler de maalesef aday olmuyor veya aday gösterilmiyor.

Liyakatta olmayınca seçmenler oyunu başka bir partiye veya başka bir adaya taşıyabiliyor.

Yapacak birşey yok...

Durum bu !!!

GİDİŞATA GÖRE (TAKTİKSEL) OY VEREN SEÇMENLER

İkinci grup seçmenler ise oylarını ideolojiye göre değil gidişata göre belirliyor.

Öncelikle adayda liyakat çok önemli

Adayın hal ve hareketleri, kişiliği, güvenilirliği, saygınlığı da seçmenlerin oy verme tercihini belirliyor.

Gelecek kaygısı da, seçmenler için çok önemli. Öncelikle İnsanlar bulunduğu bölgede huzur içinde yaşamak istiyor.

Kim benim için, ailem için, çocuklarım için daha iyi bir gelecek sunacak?

Hali hazırdaki başkanın veya adayın kişiliğinden ve uygulamalarından dolayı kişiler kendisini güven içinde hissedebiliyor mu/hissedebilecek mi?

Hali hazırdaki başkan veya aday kişiliğiyle, yaptıklarıyla ve yapacaklarıyla bölge insanının mutlu olmasını sağlıyor mu/sağlayacak mı?

Yoksa insanları birbirine düşürerek huzuru bozuyor mu/bozacak mı?

Belediye başkanı veya aday makama güç mü veriyor/güç mü verecek,

Yoksa makamdan güç mü alıyor/güç mü alacak?
(Ne yazık ki makam, bazılarını çıldırtıyor!!!)

Adaletli mi?

Dürüst mü?

Hizipçi mi?

Entrika peşinde mi?

Siyaseten kin mi güdüyor ?

Milletin ekmeğiyle mi oynuyor?

Vatandaşa hakaret mi ediyor ?

Fitne ve fesat içinde mi?

Bunlar çok önemli...

Millet huzur istiyor kardeşim huzur !!!

Bu sorulara verilen yanıtlar seçmenin oyunu bir partiden alıp, başka bir partiye taşıyabiliyor.

Zaten sessiz oy ifadesi de buradan geliyor.

Bu tür seçmenler kamuoyunda fazla gözükmez. Evinde sessizce gelişmeleri izler ve gereğini sandıkta yaparlar.

Toplumsal duyarlılığı olan bu sessiz çoğunluk yerel seçimlerde belediye başkanını seçmede önemli yer tutar.

YEREL SEÇİMLERİ HANGİ GRUP BELİRLER?

Ben şahsen önümüzdeki yerel seçimlerin kaderini ideolojiye göre oy veren seçmenlerden ziyade, gelecek için kaygıyla gidişata göre oy veren seçmenlerin belirleyeceğini düşünüyorum.

Adaylarda liyakat, kişilik ve güvenilirlik önemli...

Yaşayıp göreceğiz.

MAKAMLAR GEÇİCİ

Geçen gün önemli makamlara gelenlerle ilgili bir yazı okumuştum. Paylaşmadan geçemeyeceğim...

Geçici bir makamda olduğunuzu, bir gün masanızı toplayıp orayı terk etmek durumunda kalacağınızı asla aklınızdan çıkarmayın.

Sizi övgülere boğanların çoğunluğunun kişiliğinizi değil makamınızı dikkate aldıklarını sakın unutmayın.

Makama geldiğiniz gün hakkınızda söylenenlere değil, makamı terk etmek zorunda kaldığınızda arkanızdan söyleneceklere odaklanın.

Makamın sizi çıldırtmasına izin vermeyin?

NETİCE

Kibirlenmeyin...

Kin ve nefret, fitne ve fesat içerisinde olmayın !!!

Entrika peşinde koşmayın !!!

Şöyle ki;

Bir dönem kendi trolleriyle sosyal medyada şişirilen başkan veya adaylar daha sonra kendi kazdığı kuyuya düşerek balon gibi sönerler.

"Sosyal medyada rezil olursunuz"

Benden söylemesi...

Unutmayın!!!

KESER DÖNER SAP DÖNER BİR GÜN HESAP DÖNER